Eski Diziler
Kurt Seyit ve Şura 1. Bölüm - 1. Parça




Video saniye sonra yüklenecektir. Tanıtımı geç  »

Özet: Kurt Seyit, geleneklerine sıkı sıkıya bağlı Kırımlı Türk bir ailenin en büyük oğludur. Babasına derin bir hayranlık ve saygı besleyerek büyüyen Kurt Seyit, tıpkı babası gibi Çar’ın en değerli subaylarından biri olmuştur. Zamanı geldiğinde de kendisine nasihat edildiği gibi Türk bir ailenin kızıyla evlenecektir. Asil bir Rus ailenin en küçük kızı olan güzeller güzeli Şura’nın mutlu hayatı ise babasının ölümcül bir hastalığa yakalanmasıyla sarsılır. Ablası Valentina ile birlikte babasının tedavisi için Petrograd’a (St. Petersburg) geldiklerinde, Kurt Seyit’in eski silah arkadaşı Petro ve ailesi kapılarını onlara açar
Önceki Yorumlar
nilgün demiş ki; dizileri hep övmek mi gerekiyor!? eleştiri veren yorumları neden yayınlamıyorsunuz?!
12.03.2014 - 05:37
Berran demiş ki; Ben önce iyi pazarlar dilegiyle," KADINLARIN DÖVÜLMEDIGI,ZORLA EVLENDIRILMEDIGI,COCUK GELINLERIN OLMADIGI, DAYAK ATAN KOCASINDAN KORKUP KARAKOLA SIGINAN VE ONLARINDA KORUYACAGI YERDE TERKRAR EVINE GÖNDERILMEDIGI VEEEE...TECAVÜZ EDENLE ZORLA EVLENDIRILMEDIGI,KADIN-ERKEK ESITLIGI VE EKONOMIK ÖZGÜRLÜGE PARALEL OLARAK KIZ COCUKLARININ OKUTULMASINI BIZZAT ISTEYEN VE BU KANUNU BIZLERE BIRCOK AVRUPA ÜLKESINDEN ÖNCE ARMAGAN EDEN YÜCE ATAMIZA TESEKKÜR EDIYORUZ.VE TÜM BUNLARIN GERCEKLESTIGI BIR TÜRKIYE DILIYORUZ!!!!!" Kadinlar gününüz kutlu olsun!!!!!!!!!!!!!!;)))) Sevgilerimle*_*
09.03.2014 - 10:27
KEJE demiş ki; Ben begendim. Tarih, baska topraklari, baska milletleri ve adetleri alisik olan insan bunada "dayanir" ve merakla asil hikayeyi takip eder.. Farahin rolü ilk ona kücük gelsede ilerde büyüceginden eminim, cünkü o kiza güvenim var.. Kivanc rolünü tamamlamistir. Babasi kusursuz. Son sahne, ekranda gösterilen soguk havalarin tam aksisine, icimi isitti;)!
09.03.2014 - 03:22
füs demiş ki; Hezal seni tanımadığım gib Shura yıda tanımıyorum ,açıkcası boyle bır ızlenımıde nereden kapıldıgınıda bılmıyorum ,mesajların geç yayınlanması önemli bir sorun sanırım gereksız bır gergınlık yaratıyor ,daha once yazdıgım ve henuz yayınlanmayan mesajımda da dedıgım gıbı burada yorun yapılırken sadece bellı kısılerın yazması gerektıgını bılmıyordum :))ve kıtabın benım ıcın ozel bır yerı oldugundan hassas davranmıs olabılırım ,gerilim yaratmak ya da baska lınklerden yazmak herseyden once yasıma yakısmaz,sanırım hepınızden buyugum (40 yasındayım )bu konu benım acımdan kapanmıstır ,sızlerde uzatmazsanız sevınırım ,sevgıyle kalın ,ıyı seyırler
08.03.2014 - 22:51
Hezal demiş ki; ilk once EMEKCI KADINLAR GUNUNU KUTLARIM.. sevgili Yorumcu Arkadaslarin hepsini burda Sizleri gormek cok Guzel..""iyiki varsiniz"" ben Kitabi okumamistim ve hic bir fikrimde yoktu acikca belirttim zaten,, FUS !! biraz fazla tepki gosterdim uzgunum Kusura bakma..3 yildir ben bu sitedeyim,ve zaman zaman, laf sokan,yorumcularla cok karsilastik, yine boyle bir sey olarak algiladim..benim yazdigim mesajlar zamaninda yayinlanmadigi icin surekli aciklamak durumunda kaldim ve yazdigim tum mesajlar arka arkaya yayinlandi :) sonuc olarakta ortaya boyle bir tablo cikti.. Maksatim kimseyi incitmek ve kirmak degil... BERRANcim "Sevdaluk" izliyorum ""Aramizda kalsin"" ,""Yalan Dunya,""hic aksatmadan Baktigim diziler :) Herkese sevgiler... yaslandim galiba eskisi gibi Drama ve Entrika dolu dizileri izliyemiyorum,:)
08.03.2014 - 20:34
Roza demiş ki; Dizinin 2.bölüm özetini ve iki fragmanini gördükten sonra senarist Ece hanimin klasik entrikalarinin devam ettigini gördüm:)). 1- esas oglana annesi tarafindan begenilen genc kiz,esas oglana yanik olunca sevdadan ucusur. 2- hikayenin kötü adami bir plan yapar,esas oglani ayakta uyutur.3-esas oglan tüm iyi niyeti ile kötü adami arkadas beller,ona güvenir,emanet teslim eder. 4-kötü adam emaneti ya saklar,ya yok eder ve esas kizin aklina girer. 5- tüm bu sürec icinde herseyden habersiz esas saf kiz dönen daleverenin icine düser. 6-böylece yanlis anlama yüzünden ortalik karisir. Peki o dönemde kiprasan Bolsevik ayaklanmasi? Onu da iste arada kisa bir sahne ile gecistirirler....( benim tahminlerim)
08.03.2014 - 19:20
Roza demiş ki; Kurt Seyit ve Şura 2. BÖLÜM ÖZETI Kurt Seyit’in ilgisinin bir bahisten ibaret olduğunu öğrenmek, Şura’ya hayatındaki ilk aşk acısını tattırır. Şura’nın kırgınlığını hisseden Seyit ne yanlış yaptığını bilmeden sesini Şura’ya ulaştırmaya çalışır. Şura yarasını tek başına sarmaya çalışırken, Petro Barones Lola ile başladığı oyununu ustalıkla noktalar. Şura babasının hastalığıyla ilgili gerçeklerle yüzleştiği, en çaresiz anında Kurt Seyit’i yanında bulur. Kurt Seyit cepheye gitmeden önce, ikisini bir araya getiren kaderleri aşkları için ikinci bir şans olur. Ancak Seyit, aklında babasının vasiyeti, geleceğinde kendisini bekleyen büyük bir savaş varken, Şura’ya tutamayacağı sözler vermez. İlk bakışta başlayan masalsı aşkları ayrılıkla sınanmadan önce kalplerinde de büyük bir savaş verir. Kurt Seyit’in en yakın dostlarından biri olan Tatya, bu aşkın sonsuzluğa uzanacak yolculuğunda en değerli boşluğu doldurur. Kurt Seyit ve Şura aşka teslim olduklarında, Petro’nun kalbinde de kapanmayacak bir kara delik açılır. Seyit cepheye gitmek üzere yola çıktığında, farkında olmadan hayatını ve aşkını en büyük düşmanına emanet edecektir.
08.03.2014 - 19:01
melis demiş ki; ben aslinda sunu yazacaktim size benim dayimin torunu seyretmis bilmem dedigine göre cekim yerleri hikayedeki yerler degil.cünkü dayim cooook uzun yillar moskovada görev yapmisti cok defa gittmis dedesine yer dogru yer degil dedi bilmiyorum.ama heseye ragmen görüntüler mmuhresem karlar,kostümler,atlar, veeee danslari :-) benim rkeklerin kollari arkada yazmamin sebebi bravo o ayritiya dikkat edilmis o akimdan yazdim en ince detaya kadar cekim yapilmis insanlarin hareketleri el kol nasildurur nasil selamlasilir vs...
08.03.2014 - 17:09
füs demiş ki; benim nickim füs ismimde füsun bora ,mail adresimde fusunbora shura lınkıyle yazan arkadasısa buradakı dıger arkadaslarıda tanımıyorum ,kımseyede saygısızlık yaptıgımı dusunmuyorum burada yorum bolumu anladıgım kadarıyla sadece bellı bır gruba açık ve diğerleri fikrini beyan edemiyor keske kapalı bir grup olsaydıda ben de yorumda bulunma gafletinde bulunmasaydım :((kimsenin ismini telaffuz etmedim hezal hanımdan baska o da yaptıgı bır hatayı duzeltmek ıcın ona hıtaben yazdım ,uslup ve tarz başkalarını kırıcı olmamalı diye düşünüyorum ,hiçbir zaman başkalarının arkasına sıgınmadım ,sanırım admın arkadaslar ıp numarasından bakarak beni dogrulayabilir ,bunun dışında paranoya tehlikeli bir ruh hali ki onuda daha once yaşadıklarınıza veriyorum ,bundan sonra bana hitaben yazdıgınız hıcbır yoruma cvp vermeyı dusunmuyorum ,ama dızı ıle ılgılı yorumları dedıgım gıbı sadece bellı kısıler yapabılıyorsa burayı yoruma kapatmak ya da kendı blogunuzda sadece ıstedıgınız kısılerle yapmak daha doğru olur kanaatındeyım ,kaldı kı kıtabın benım ıcın cok onemlı oldugunu ve bu yuzdende hassas oldugumu belırttım ,sızı kırdıysam uzgun oldugumuda yazdım ,sevgiler ve iyi seyirler
08.03.2014 - 16:32
melis demiş ki; sizinde kadinlar günü kutlu olsun selin hanim.bende yeni geldim malum bu gün cicek dagittik gönülü yardimci olarak.ben iki bölüe yalan yanls baktim sonra izleyince dediginiz giibi zlersem o görüntüer ve danslar icin izlerim cekim gercektn mükemmel olmus .iki böümde cok SIKILIM ama tam seyredince ehhh fena degil iste dedim.cünkü bu tür ve gerilim dizileri tuttmuyor bakin kücük aga varmis o 1.olmus bu 3.kilpayi kurtarmis hemde kivanc oldugu halde.yanliz söyle bisey var bu stardaa egerki kanald olsaydi hic sans tanimiyormus baktilarki reyting almiyor hiiic birden bitiriyorlar.kayip ta nasil yaptilar 38 den 26 bölüm ssonunda 18.bölümde bitirdiler.cinayet gibi cok kaliteli diziyide 3 bölümde bitti yazik cok yazik.neyse bakalim nasil olacak reytingi biz severizde o sahneleri bazilari SIKILabilir ilgi görmiyebilir misal ben illaki oyuncu icin degil o ihtisamli kostümlü sahneler icin izlerim zaten tarihi dizilerdede önemli olan o degilmi o zamani yasatabilmek seyirciye.ne kadar kibarlarmis o yillarda zerafetlik asaletlik bayiliyorum öyle filmlere.
08.03.2014 - 16:10
MSFIGO demiş ki; Hezal arkadasin koydugu özet aslinda her yerde okunacak bir durumda. Yani biri Kurt seyit ve Shura yazdigi an özet olarak Hezal arkadasin koydugu özet cikiyor. Demek istedigim spoiler olmuyor cünkü diziye bakmak isteyen kisi ilk is olarak o özeti görüyor ve okuyor. Nedense her yeni baslayan dizide birdenbire degisik yorumcular cikiyor ortaya ve yorum yapan yorumculara laf sokusturuyorlar. En son biz bunu A.S.K. dizisinde yasamistik.
08.03.2014 - 14:26
Berran demiş ki; Selam HEZALCIM.Tesekkür ederim iyiyim canimm:) Senide görünce daha iyi oldum..Neler oluyor burda böyle?? Ne gerek var tüm bunlara ?? Bizleri eskiden taniyanlar bilirler Roza olsun,Ben ve Sezzy hatta diger yorumdaslarimizla burada Diziyle ilgil her türlü,ELESTIRI,ÖZET VE TÜYOLARI paste ile paylastik ve kimsede hosnutsuzlugunu belirtmedi!!!!!! Hezalciminda belirttigi gibi; bu arkadaslar "YENI" ve aliskin olmadiklari gün gibi asikar!!! HEZALCIM sen rahat ol bizim sikayetimiz yok...Digerleride alisir.Bilakis RESIME BÜYÜK BAKILDIGINDA,ÖZETE GÖRE ZAVIYELERDE DEGISIYOR!!!!!Mühim olan yine hep beraber olmamiz canim.Sevdaluk'a bende biraz baktim koyu sive nedeniyle biraktim-Yoksa bir zamanlar FIRTINA'yi cok sevmistim.Ayni sekilde AK dada türkce cok degisik sekilde konusuluyor.ARADA SIVE CESNI KATIYOR AMA SÜREKLI OLUNCA SIKILIYORUM:((( Sana sevgilerimle iyi hafta sonlari diliyorum canimm:))
08.03.2014 - 11:24
Berran demiş ki; Sezzycim haklisin canimm o kar manzarali, faytonlu sahneler gercekten güzeldi:))Bu arada Msfigocum sanada merhaba:) Sura konusunda katiliyorum sana RUS kizlarina benzetecegiz diye bizim MELEZ (Irak-Türk) kizimizi mahvetmisler. O derece sarilik ona gitmemis. Ayrica 15 yasindada gözükmüyour!! Neyse sizlerle paylasarak bu dizi daha güzellesecek:) Iyi seyirler...
08.03.2014 - 10:38
SELİN demiş ki; Herkese selam. BU GÜN 8 MART DÜNYA KADINLAR GÜNÜ. Adını hatırlamadığım bir düşünür “dünyanın en eski sömürü ve baskı sistemi kadınlar üzerine kurulmuştur” demiş. Ne doğru söylemiş. 22. Yüzyılda yaşamamıza rağmen hala kadın haklarının en ağır şekilde ihlal edildiği toplumlardan birinden geldiğime çok üzülüyorum. Kadınlarımızın çoğunun bunun farkında bile olmaması ve hatta bir bölümünün kendilerine verilmiş olan haklara yüz çevirmesi daha da üzücü. Buna rağmen ümidimi kaybetmiyor, insanların bir gün din dil, ırk ve cinsiyet farkı gözetmeden kardeşçe yaşamayı öğreneceğine inanmak istiyorum. Her ırk, dil ve dinden olan bütün kadınların Dünya kadınlar gününü kutlarım. BERRAN’cım bende seninle birlikte bir diziye yorum yapacağım için çok mutluyum. İnşallah yine ortadan kaybolmazsın. SEZZY’cim hoşbuldum. Senide uzun bir süredir görememiştim sevindim. Bu arada senin bir sağlık sorunun vardı inşallah düzelmiştir. Dizi hakkında verdiğin bilgiler için sağol. Sevgili MSFİGO bende Almanya’da oğullarına senin dile getirdiğin şekilde tavsiyelerde bulunan ve sadece daha hür ve değişik bir kültürde yetişdiği için cinsellik konusunda başka değerlere sahip olan her Alman kadınına kötü kadın gözüyle bakan zihniyete sahip Türk ailelerinr sık sık rastlıyorum. Öyleki oğullarına baskı yapıp Alman kız arkadaşrından ayırıp alel acele memleketlerinden veya akrabalarından bir Türk kızıyla evlendiriyor ve bununla her 3 tarafında mutsuz olmasına sebep oluyorlar. Seninde dediğin gibi benimde tanıdığım birçok Rus kadın var. Hepsi çok iyi ve çok candan. Daha doğrusu benim bir çok ırk ve kültürden tanıdığım insanlar var. Aralarında çok iyileride var kötüleride. Eğer insanların iyi veya kötü olması hangi kandan olduğuna bağlı olsaydı temiz Türk kanı diye tabir edilen kana sahip olan ülkelerde ne kötülük olurdu ne de kötülerin cezasını çektikleri hapishaneler. Bende böyle bir ülke yeryüzünde daha görmedim. Selam sevgili MELİS bu bölüm birinci dünya savaşı sırasında geçiyor ve Galiçya cephesine katılmaktan bahsedildiğine göre yıl 1914. Bu cephede Rusya Polonya’yı istila eden Avusturya’lılarla savaşmıştı ve Osmanlıların bir kolordusu da Avusturya’lıların yanında savaşmıştı. Eğer Seyit bir Rus subayı olarak, emredildiği gibi savaşa katılırsa tabii ki Osmanlı’lara da karşı savaşmak zorunda kalacaktı. Yani ilk bölüm 1600 lü yıllarda geçmiyor. Ama haklısın Schastokowic ilk bestesini 1917 de yapmış yani ilk bölümün geçtişi tarihlerde daha onun müzikleri çalınmıyormuş. Senin yazdıklarını okuduktan sonra erkek partnerin sol elini arkaya koyduğunu farkettim. Ayrıca dediğin gibi bu dizi sırf müzik ve görüntüleri için bile seyredilir. Bende sevgili HEZAL’ını Seyit ve Şura romanının özeti diye Seyit ile Muka romanının özetinin verildiği sayfayı gördüm. Eğer yazarın böyle bir eseri daha olduğunu bilmeseydim bende yanılırdım. HEZAL’ın emek verip bu özeti kopyalayıp buraya koymasında eleştirilecek bir şey görmüyorum. Sevgili FÜS’ün bunun kitabın ikinci bölümü olduğunu yazıp bizi uyarması da güzel bir şey ama bunu “kitapla alakası yok demeden önce kitabın özetini biryerlerden yalan yanlış okumak yerine kendisini okumanızı tavsiye ederim’” diye belirtmesi pek hoş olmamış. Herkese sevgiler.
08.03.2014 - 07:19
hezal demiş ki; Fus musun shura misin ne oldugun belisiz hangi isimle yazacagini sasirmisin dogru durust bir isimle girmeye bile cesaretin yokken burda saldirip durma o saydigin isimler dun gelmediler gozume batmazlar cunki yillardir ayni isimlerle usluplariyla yorumlariyla kisilikleriyle az cok taniyor herkes birbirini o ismini saydiklarin, burdalar herkesin ismi belli senin gibi ne olduklari belli olmayan yorumcular cok gelip gectiler bu siteden bilmem anladinmi? Yani senin gibileri cok gorduk :-)kirk isime burunup saldiranlari :-)
08.03.2014 - 04:47
füs demiş ki; öncelikle bu saate kadar girmediğim için size bir cvp yazmadım,eger benım başka nik adı altında yazdıgımı dusunuyorsanız malesef yanılıyorsunuz ,yok bu cumle bana hıtaben yazılmamışsa gereksiz bir alınganlık yaptığımı düşüneceğim.neyi fazla uzattığımı anlayamıyorum benım sadece 2 yorumum var .bu serının 3 kıtabından ılkını 3 kez dıgerlerını de 2 ser kez okudum ,çok okuyan biri olmama rağmen beni bu kadar derinden etkileyen nadir yazar ve kitaplar olduğunu belirtmek isterim ,belki de hassasiyetim bu yüzdendir ,yıllardır da hep yönetmen olsam bu kitapların filmini çekerim der dururum ,ilk kitap müthiş bir aşk hikayesini anlatıyor ,iki insanın birbirlerinde kaybettikleri bir geçmişin özlemi gölgesinde yaşadıkları tutkuyu ,büyüdükleri topraklara duyulan hasreti ve daha bir çok şeyi ,sizi kırdıysam üzgünüm çünkü benim tarzım asla kavga ve tartışmadan yana değildir,daha önce de dediğim gibi sevgiler ve iyi seyirler
08.03.2014 - 02:26
Shura demiş ki; Hezal sen ne yapmaya calisiyorsun? Burada kimse istemeden kurt seyit sura kitabini gectim,ikinci kitabinin özetini yayinliyorsun. Böylece güzel bir spolier sunuyorsun herkese. Sonrada elestiri aldinmi o yorumcuyu yerden yere vuruyorsun. Simdide ortaya neler atiyorsun? Isteyen istedigi ismi alir. Sanami soracaklar? Demek msfig,sanem,esma,donna,naz,sezzy,roza,ayla,melis,selin,sssss,jen,vusale,muhhammet,mira,hasan,berna,aylasun hepsini taniyorsun. Bu nikler gözüne batmiyor Shurami batti? Füs'e daha yapici bir sekilde yazabilirdin"kusura bakma,tam olarak arastirmadan ekleyiverdim o özeti" diyerek. Ne kaybederdin? Daha fazla uzatmiyalim lütfen.
07.03.2014 - 22:56
Hezal demiş ki; benim hatam degil gonderdigim mesaj yayinlanmayinca her defasinda aciklamak durumunda kaldim ve mesajlarimin hepsi ayni anda yayinlandi.. yorum yazan kisiler isimleriyle burda belliler sizzler gibi degisik degisik nickler altinda gelipte gerginlik yaratanlari asil ben anlamiyorum.ayni kisi bazen on nickel gelip farkli farkli yaziyor nedense.. oyle nickler arkasina saklanipta saldirmayin gercek isminiz veya nickiniz neyse surekli onunla yazin herkes ne oldugunuzu bilsin bilmem anlatabildimmi??
07.03.2014 - 22:11
Shura demiş ki; FÜSün fazla uzattigina katilmiyorum. En son yorumu 1.33. Hezalin bu konu hakkinda yorumlari saat 3.27,sonra ayni konu 4.15 ve yine ayni konu 16.01. Etrafi germenin anlamini anliyamadim?
07.03.2014 - 21:34
Hezal demiş ki; Sezzy tsk ederim eski yorumcularin bir kismini burda gormek cok guzel,sizlerin yorumlarinizi zevkle okumusumdur hep,ben yorum konusunda pek becerikli olmadigim icin, siz yorumcularin yorumlariyla diziler dahada guzellesiyor.. FUS !!! ben size defalarca acikladim fazla uzatiniz bu konuyu..yeter artik..
07.03.2014 - 20:54
MSFIGO demiş ki; Evet, Farah Zeynep burda gercekten cansiz duruyor. Profil resmindeki resimde saclarinin sariligi daha güzel. Aylin rolünde isil isildi. Insallah bizi dinler ve kiza biraz canlilik verirler. Yoksa kiz güzel kiz
07.03.2014 - 19:20
Hezal demiş ki; Berrancim selam seni gordugume sevindim, umarim iyisindir canim :) zaten suan favori dizilerim "Aramizda kalsin "" ve sevdaluk""mumkun oldukca drama ve entrika dolu dizilerden uzak durmaya calisiyorum :)Normal hayatimiz zaten yeterince stress dolu ustune stress dolu dizileri cekemiyorum :) Sayin Fus ben size cevap yazdim ama mesajimi Admin yayinlamamis tekrar yaziyorum.. Kurt Seyit ve Shura ,kitabi okudugum bir kitap degildir.. bu yuzden kucuk capli bir arastirdim Interneten.. ve kopy.paste yaptigim ozet ve izledigim fargmanlar farkli olunca, bundan dolayi dizi ve kitap arasinda alaka yok gibi dedim..ayrica ozet kopy paste ben oturupta okadarini yazmadim ...
07.03.2014 - 16:01
Berran demiş ki; Tam yazacaktimki SELIN ve HEZAL canlari görünce cooook sevindim:)) Ne güzel Selincim senin analizlerle izleyecegimiz icin:)) Izmirli hemsehrim FEY eksik sadece:(( O galiba unutmadiysam AY YAPIM'a antipatisi vardi!!! En son VEDA dizisinde beraberdik. Ama nazik oldugundan "merhaba" demek icin bile olsa gelir ve "ses" verir!!! Hezalcim Özete tesekkürler.Senin tavsiyenden beri Aramizda kalsini sürekli izliyorum.Oyuncular tiyatro kökenli olduklarindan hepsi iyi oynuyorlar ve NEZIH BIR KOMEDI:))Ayni sekilde Roza yada tesekkürler.verdigi Tüyo icin:)) Ben bu Diziyi begendim.Ayrica bol-bol klasik müzik dans(Vals+)Bale) gözlerimizin ve kulaklarimizin pasini sildi!!! Herkese iyi seyirler,Iyiki varsiniz ve paylasacagimiz icin seviniyorum.Iyi hafta sonlari ve sevgiler:))
07.03.2014 - 12:40
sanem demiş ki; HEZAL, sen Kurt Seyit ve Murivet kitabinin ozetini yazmissin cunku her sey var Sura yok icinde.Bu kitap'ta Kurt Seyit lokanta aciyor sonra kapatiyor,baska bir yerde yine aciyor kapatiyor,gidiyor geliyor:))) bence ikinci kitaba gecmesinler.zaten kitap'tan belli oldu Kurt Seyit sonunda ayrilacak ve baska bir hayati olucak Surasiz bir hayat, ama yinede ellerine saglik hepsini okudum.Diziyi hala izliyemedim ama fragmanlarda ben Farahi Kivanca yakistiramadim.Farah cok ruhsuz olmus zayiflamis mi ne bilmiyorum izlediktem sonra kesin kararimi verecem. Irmak cadiyi (yasemin Allen) secseleridi daha iyi olurdu:)))
07.03.2014 - 08:49
esma demiş ki; inshallah tutsun bu kadar emek var bash rol ouncularini chok beyendim.buna benzer dizi yok o yuzden bakmaya deyer
07.03.2014 - 07:11
Hezal demiş ki; sayin fus!! okumadigim bir kitap,internet ustunde arastirdim kitapin konusunu ozetini okudum..ve bir yerde okudugum ozette, shura 16 yasindayken olumcul bir hastaliga yakalandigini tedavi icin geldigi sehirde yapilan baloda Kurt seyitle tanistigini aralarinda basliyan Ask in hastaligini yendigini, okudum.sonra bu kopyeledigim ozeti okuyunca ve fragmanlarada bakinca dizi ve kitap birbirinden farkli diye dusundum....
07.03.2014 - 04:15
sezzy demiş ki; Sevgili Berran, Selin, MSFIGO, Hezal ve tum yorumcular, hepiniz de hos geldiniz. Diziyle ilgili bir arastirma yaptim ve reyting rekoru kirdigini okudum, ilk bolum olarak epey ilgi toplamis. Insallah devami gelir, ben oyle olacagini hissediyorum. Rusyadaki sahneler 6-7bolum surecekmis. Dizi ekibini bir kismi Istanbula donmus. Bu dizi hem turk hem de rus yonetmen ve yapimcilarla cevriliyormus. Rus figuranlar bile bu tarihi sahneler cekilirken cok etkilenmisler ve kendilerini tarihin icinde yasiyor gibi hissetmisler. Bencde disardaki sahnelerde o harika kar manzaralari ve at arabali sahnelerden cok etkilendim. Kiyafetler, dekorlar harika. Butun bayan kiyafetleri small olarak hazirlandigi icin daha iri bayanlar dizide rol alamadiklari ici cok uzulmusler. Sevgili Selin ve MSFIGO, Kurt Seyit.in babasini konusmasi hakkinda size katiliyorum. Bence de Insanlarin ic guzellikleri, karakter ve davranislari irki veya milliyeti ile olculmemeli.
07.03.2014 - 03:59
Hezal demiş ki; ben yazmadim ozetini kopyeledim,fragmanlarda bir ask dizisi olarak goruyoruz ,kitapta ise kurt seyitin hayati anlatiliyor,kitaptan farkli deyisim Ask konusu dizide daha agirlikli gibi..ben kopyeledim sizlerde belki okumak istersiniz diye, tartisma yaratilsin diye kopyelemedim ...
07.03.2014 - 03:27
Donna demiş ki; Ilk bolum benim icin bir eziyet oldu. Ilerlemeyen,aksiyondan yoksun, konusmalar, bakismalar..Dizi degil, sinema filmi cekilmis..Bir romanin sayfalarca suren giris bolumunu, satir satir, en ince detayina kadar dizide izletmek kimin fikri acaba..Zaten ilk gun sadece 1.part'i izleyebildim.Ertesi gun kendimi gercekten zorladim kalan partlar icin..Yine de umudumu kesmek istemiyirum.
07.03.2014 - 02:27
füs demiş ki; zaten biraz yazdıklarınızı okumuş olsaydınız ilk kitabın 1890-1924 ,2.kitabında 1924 den sonrasını anlattıgını fark ederdiniz sanırım ,kitapla alakası yok demeden önce kitabın özetini biryerlerden yalan yanlış okumak yerine kendisini okumanızı tavsiye ederim ,dizi ne kadar yansıtır bilemem ama kitap muhteşem
07.03.2014 - 01:33
füs demiş ki; hezal sen 2. kıtabın özetini yazmışssın dizi 1.kitap yani kurt seyit ve shura ile uyumlu ,umarım dizibeklenen reytıngı alırda senin özetlediğin ikinci kitabıda izleriz ,hatta murka nın ailesinin ikayesi olan MENGENİ GÖÇMENLERİ 'nide.Bence kitaba uyumsuz demeden önce neyin özetini yazdığına bir kez daha bak,sevgiler
07.03.2014 - 01:25
naz demiş ki; @Hezal arkadaşım hiç üşenmedim ve okudum vay be neymiş dedirtti eline sağlık canım
07.03.2014 - 00:28
Hezal demiş ki; kitap ve dizi nin konusu cok farkli hic alakasi yok ..
06.03.2014 - 22:15
Hezal demiş ki; Kurt Seyt Shura Kitap Özeti - Nermin Bezmen Kurt Seyt Shura Roman Özeti KURT SEYT & SHURA KİTAP ÖZETİ - NERMİN BEZMEN Kitabın Adı: Kurt Seyt & Shura Kitabın Yazarı: Nermin Bezmen Kitabın Karakterleri: Kurt Seyt, Mürivet, Emine, Leman, Fikriye, Necmiye, Yorgo, Şükran, Aziz Çavuş, Yahya, Mehmet Bey, Osman Bey, Baba Eminof, Tomas, Gazi Mustafa Kemal, Sabahattin, - ÖZET - 1924 Baharında Kurt Seyt Shura’ dan ayrılır ve Muraka’sı (Mürivet) ile yeni bir hayata başlar. İstanbul’da Beyoğlu’nda Kırım Lokantası adında bir işletmeyi çalıştırmaya başlar. Kurt Seyt ve karısı Beyoğlu’nun bu canlı, cıvıl cıvıl hayatına ayak uyduramamaktadır. Eşi hamile kalır doğum zamanına yakın eşinin annesi Emine evlerine taşınır. Evdeki çatışma artar. Aileye Leman isminde bir kız çocuğu katılır. doğum ile birlikte evde kendini terk edilmiş hisseden Kurt Seyt bir süre evden uzaklaşır. Mürivet bazen kendisi bazen Kurt Seyt’in akrabaları yolu ile kocasını bulur, evine döndürür. Mürivet’in annesi de evdeki huzursuzluktan dolayı başka eve kızları Fikriye ve Necmiye ile beraber çıkar. Bu arada da ilkbahar biter yaz başlar. Beyoğlu’undaki lokantanın işleri düşer, kapanacaktır. Bu sırada müşterilerinden biri olan Rum Yorgo’nun teklifi ile beraber Caddebostan’ da bir deniz gazinosu açar. Müriyet kocası ile beraber hiçbir zaman o eğlenceli hayata girememiştir. Yaz sona erer. Caddebostan’dan ayrılma vakti gelmiştir. Ayrılırken ortağı ile anlaşmazlığa düşer, varını yoğunu kaybeder. Bunun üzerine evde temizlik işleri yapmaya başlar. Elde kalan parasıyla da Ağa Camii’nde bir lokanta açar. Buradan biriktireceği parayla Leginatsa düşlerini gerçekleştirmeye çalışır. (Leginatsa, Rusya’dan Türkiye’ye göçen insanları Avrupa ve Amerika’ya göçünü sağlayan bir dernektir.) Kurt Seyt Amerika’ya gitmek istemektedir. Biriktirdiği paralarla Leginatsa’ya başvurur ve konuyu Mürivet’e açar. Ama buna karşı sert ve anlamsız bir tepki verir Mürivet. Bu hayalide suya düşmüştür. Hatta Leginatsa’da onlara sıra gelmiştir, ama gitmezler. Bu başvuru içinde varını yoğunu harcamıştır. Lokantayı devreder. Aynalı Çeşme’deki evlerinde Mürivet’in annesinin yakınındaki bir eve taşınırlar. Kurt Seyt işsiz kaldığından hazır paralarını yemektedirler. Mürivet bu arada hamiledir. Ama Kurt Seyt’e bunu söyleyememiştir. Mürivet kocasının hayallerini yıkmış hem de hamileliğini gizlemiştir. Bir gün kocasına hamileliğini söylemeye karar verir ve söyler. Buna karşılık Kurt Seyt çok büyük bir tepki gösterir. Çünkü herkesin haberi vardır, ama kendisinin haberi yoktur. Kendisini aldatılmış hissetmektedir. Karısından hemen bu çocuğu aldırmasını ister. Mürivet doktora gider. Bunun olamayacağını öğrenir ve kocasına söyler. Kurt Seyt bunun üzerine, bir şeyler yapması gerektiğine karar verir. Gaz satmaya başlar. Bu sırada ikinci çocukları Şükran dünyaya gelir. Ama artık ekonomik sorunlar iyice büyümüştür. Bir gün Beyoğlu’nda arkadaşlarından birisi ile karşılaşır. Onun teklifi ile ailesine haber vermeden Veli Efendi’de çalışmaya gider. Mürivet kocasının bu gidişi üzerine perişan olur, ancak hiçbir ipucu bulamaz. Bir gün Aziz Çavuş adında birisi kocasından haber getirir. Böylelikle kocasının yerini öğrenmiş olur. Aralıklarla bu kişiden kocası ile ilgili bilgiler gelir. Bir gün Kurt Seyt Mürivet’i yanına çağırır. Mürivet hemen ertesi gün yanına çocukları ve annesini de alarak Veli Efendiye kocasının yanına gider ve beraberce geriye dönerler. Akrabası Yahya’nın yardımı ve biriktirdiği paralarla Küçük Bursa Sokakta bir lokanta açar. 1926’yı 1927’ye bağlayan kış çok iyi geçmiş ve iyi para kazanmıştır. Kurt Seyt, Akar Vapur İşletmelerinin sahipleri Mehmet ve Osman Beylerle yaz için Altınkum’da bir plaj-restoran kurma kararı alırlar. Yazın başlaması ile beraber bu gazinoyu hemen açarlar. Buranın bütün işletmesini Kurt Seyt yapacaktır. Kurt Seyt; yeni bir amaç ve umutla bu işe sarılır. Evinden uzaklaşarak Rus eğlence anlayışını bu gazinoya taşır ve çok başarılı bir yaz dönemi geçirir. Mürivet Zaman zaman çocukları ile gelerek bu eğlencenin içinde bulunur. Bu eğlence anlayışına alışmaya başlamıştır. Mürivet, Kurt Seyt’i mutlu etmek için, bir gün Aluşta’daki ailesine yazmak için adresi alıp mektubu yazar ve gönderir. Mektuba bir süre sonra cevap gelir. Gelen cevap çok sade ve hissizdir. Bu böyle birkaç defa tekrar eder. Sovyet yönetimindeki baba Eminof çok mutludur. Ancak bunlar bir süre sonra Eminof ailesine zarar vermeye başlar. Hatta sonunda Kurt Seyt’in kardeşi ve işinin öldürülmesine neden olur. Aluşta’da bunlar olup bitince lar kesilir. Kurt Seyt, kış için Pera’da yeni bir lokanta açar ve buradan da iyi para kazanmaya başlar. Buranın yakınlarında bir eve taşınırlar. Çocukları iyi bir hayat sürmektedir. Yazın başlangıcı ile beraber Tomas isimli bir arkadaşı ile beraber Tarabya’da Maksim gazinosu açarlar.Bu gazino kısa bir süre sonra belli başlı bir eğlence yeri olur. Varlık artmaya ama huzur azalmaya başlamıştır. Mürivet kocasının çok içtiğini bahane ederek devamlı sorun çıkarmaktadır. İçki ise, Kurt Seyt’i rahatlatan, geçmişe hem yaklaştıran, hem de uzaklaştıran yegane bir araçtır. Bu çatışmaların sonunda Kurt Seyt bütün işi devreder. O şaşalı yerden taşınırlar. Eşinin yanında bulunacağı ve çalışmayacağı kararını alır Kurt Seyt. Yine hazır para yeme zamanları gelmiştir. Zamanla eldeki avuçtaki eriyip gitmiştir. Bunun üzerine Kurt Seyt çalışması gerektiğini görmektedir. Evde şırdan dolması üretmeye başlar. Kısa sürede bu iş tutar fakat çevrede rahatsızlık yaratır. Bu işten kazandığı para ile Acıçeşmeler’e inen sokağın üzerinde bir lokanta açar. Mürivet bu sırada büyük bir rahatsızlık geçirir. Bu hastalık sırasında yine zor duruma düşerler ve lokanta kapanır. Kurt Seyt; Mürivet’in iyileşmesi ile beraber kibrit fabrikasında işe başlar. Büyükdere’ye yerleşirler. Bir süre sonra guncelhaber2014 burada çalışamayacağını anlar ve işten ayrılır. Mürivet onun yerine fabrikaya işe girer ve ilk defa çalışmaya başlar. Kurt Seyt fabrikanın hemen yanında bir lokanta daha açar. Lokanta fabrikada çalışan işçilere bir tabldot gibidir. Çok iyi bir iş değildir. Yinede idare etmelerini sağlamaktadır. 1933’ü 1934’e bağlayan kış ile birlikte yine beklenmeyen olaylar gerçekleşir. Mürivet fabrikada çalışırken bir iş kazası sonucu parmağı kopar. Bir süre sonra Kurt Seyt Rus Sefaretinde işe başlar. Fazla uzun sürmez; çünkü onu casus zannetmektedirler. Bu nedenle işten ayrılıp, tekrar Mürivet’ in annesinin yanına taşınırlar. Mürivet iyileşmiş, Siyon çorap fabrikasında işe girerek evin gelirine katkıda bulunmaya çalışmaktadır. Kurt Seyt’in lokantasında işler kötüye gittiğinden lokantayı satar. Yalnızca Mürivet’ in gelirine kalmışlardır. Kurt Seyt bu durumdan dolayı yıkılır ve evden uzaklaşır. Mürivet uzun süre kocasını arar fakat bulamaz. Kurt Seyt bu arada Zonguldak’ta kömür madenlerinde çalışmaktadır. Buradan biriktirdiği paralarla evine geri döner. Aile yine bir araya gelir. Hemen bu para ile Acıçeşmede en küçük lokantasını açar. Yaz ile beraber işler yine düzelecektir. Akrabası Yahya’nın yardımı ile Florya’da tren istasyonunun gerisinde bir arazi kiralar. Kurt Seyt burada, plajda soğuk yiyecekler, içecekler satıp, akşam ise lokantada eğlenceli bir ortam yaratmıştır. Hatta Gazi Mustafa Kemal’in Florya’da yazı geçirmesi ile Florya canlı bir hayata kavuşmuş. Mustafa Kemal’in de sık sık geldiği bir lokanta halini almıştır. Mustafa Kemal buradaki Kafkasya havasının hayranıdır. Burada mutlu dakikalar geçirmektedir. İşler bu kadar güzel gitmesine rağmen bir kaza ile yine tersine döner. Kurt Seyt Tren yolunda büyük bir kaza geçirir. Kolları, bacakları, kaburgaları kırılır. Hatta bacağı kesilecektir. Ama ölümü bile göze alarak kestirmez. Kırıkçı bir kocakarı bunun bütün yaralarını iyileştirir. Bu süre içerinde hazır para ile bir kış daha geçer. Yaz ile beraber Florya’daki aynı araziyi kiralar. Eski işine devam eder Kurt Seyt. 16 Haziran 1932’den itibaren nüfus cüzdanlarına T.C. vatandaşı olarak soyadı yazma heyecanı başlamıştır. İşte bu ortamda Rusya’dan göçen insanlar Florya’dan yavaş yavaş kaçarlar, çünkü çalışma izinleri bitmektedir. Vatandaşlığı almamışlardır. Çünkü onların Avrupa’ya Amerika’ya gitmek gibi bir emelleri vardır. Yaz bu arada sona erer, yine hazır para yenmeye başlanır. Talihsizlikler devam ediyordu. Kızları Şükran Tifo’ya yakalanmıştı. Hazır parada burada erimekteydi. Seyt’in akrabası Hasan Kopsel imdatlarına yetişti, bir miktar borç para verdi. Kurt Seyt bu parayla Kayseri’den halı getirerek satmaya başladı. Bu işten iyi para kazanmaya başladı. 1938 yazı Mürivet kızları ile beraber İstanbul’a annesini bırakmaya gitti. Yazın sonunda döndü. Kurt Seyt bu arada iyi bir ticari gelir elde etmeye başladı. Kızları Leman’da iyice güzelleşmiş ve dikkatleri çekmeye başlamıştı. Almanya’nın 10 Eylül’de Polanya’yı işgali ile karanlık günler yaşanmaya başlamıştı. İşte bu ortamda Kurt Seyt Ankara’nın yiyecek ihtiyacını karşılamaya başlamıştı. Kayseri’den halı getirerek gelir elde etmeye çalışıyordu. Çok sıkıntılı günler geçiriyordu. İşte bu ortamda Leman genç ve güzel bir genç kız olmuştu. Sabahattin adında bir genç ile yaşıyordu. Aralarındaki ilişki ciddi duruma gelmiş ve nişanlanmışlardı. 21 Kasım’dan itibaren ülkede sıkı yönetim ilan edildi. İşte böyle günlerde Leman dünya evine girdi. İşte böyle bir ortamda Kurt Seyt yine Kayseri’ye gitmiş malzemelerini almış Ankara’ya dönüyordu. Tren yoluna düşen bir çığ ile yolda kaldılar. Kompartımanındaki genç ve çocuklu bir kadının perişan durumuna ve soğuğun verdiği ortama dayanarak kadına kendi paltosunu vermişti. İşte bu olay onun hayatında olabilecek en zor durumlara düşmesine neden olmuştu. O iyilik yapmıştı, ama kendisine yapabileceği en büyük kötülüğü yaptı, zatürre oldu. Bu hastalık onun hayatında bir daha bir düzen kurulamamasına neden olmuştu. Bir daha iyileşemedi, İstanbul’a döndüler. Yine iyileşemedi, sonunda kızı Leman’la yaşadıkları eşinin çalışmasıyla elde edilen gelirden tedavi edilmek onun yaşama arzularını öldürdü. Hayata bağlılığını koparttı. 25 Ekim 1945 ‘de bu hayata daha fazla devam edemeyeceğine karar verdi ve intihar etti.
06.03.2014 - 22:03
ayla demiş ki; diziyi zamanim olmadigin izliyemedim. Yorumlariniz o kadar güzel ki merakim iyice artti.... Reyting´i düsük olmus diyorlar bu dizinin cünkü Sali günü kücük aga dizisi oldugu icin, ama fragmanlari izledigimde Kurt seyit baya kaliteli diziye benziyordu kücük aga kalite bakimindan eline su bile dökemez. Umarim beklentileriminin karsiligini alirim....
06.03.2014 - 20:46
melis demiş ki; selam selin hanim,evet dizi güzelde hic sanmiyorum reyting alacagini maalesf 3.siradaymis.ben bütü kostümlü tarihi filmleri seyrettim hiiic kacirmam.burda sura yi oynayan o zamanin rolunu iyi oynuyor acemilik olsada belli oluyor ama iyi demekki cook seyrettmis kostüm filmlerini .dikkat edersen sac fircamallari bile baskadir .danslara gelince daha yeni faceme bir parca ekledm demis roussos tan "come waltz with me"seyredin o kadar benziyorki o sahnedeki valsamükemmeldi bayildim.yanliz orda erkek partner sol elini arkaya koyuyor o yillarda öyle demeki..bunun hikaysyesi 1600 yillarda o yillarda tabiiki shostakovic yoktu sanirim 1900 yillarda dogdu kendisi ama onun second vals ini devamli dinlesem bikmam muhteseeem..birde at sahnelerinde polyuska polye yi calsalar tam olur cünkü o sanirim tatarmi kirimmi atlarinymis onunda eklemesi va bende.evet izlersm müzikler ve görüntü icin izlerim ama pek yorum yapmiyacagim onun icin simdi uzunca yazdim iyi seyirler...
06.03.2014 - 15:26
MSFIGO demiş ki; Herkese Selam. SELINCIGIM, Seyitin babasinin dedigi o laf, baska kadinlarla gez, arkadas ol, ama türk kiziyla evlenmelisin demesi, bu devirdi maalesef halen cogu ailenin kafasindan geciyor. Almayada bunu ara sira isitiyorum ve siddetle kiniyorum. Sanki Alman kadinlari cabuk elde edilen kadinlarmis gibi, Türk kadinlarida cok masummus gibi gören birinci nesilin insanlari halen var. Ayrica benim annemin iki üc rus arkadasi var. Cok iyi insanlar. Diziye bakarsak aslinda bütün kadinlar ne kadar kibar giyiniyormuslar. Seytin annesi cok asil duran bir kadin. Bende rusyayla ilgili bir roman okumustum ama ihtilal zamanindaydi. O kitapi yeniden cikarmaliyim ortaya ;) Ayrica bu yazarin baska bir kitapi varmis. Kurt Seyit ve Murka. Iyi seyirler.
06.03.2014 - 13:45
SELİN demiş ki; Herkese selam. Sevgili SEZZY, BERRAN, MSFIGO, ROZA ve MELİS’i tekrar görmek beni sevindirdi. İnşallah sevgili FEY ve sevgili LaLem’i de de yakında aramızda görürüz. Bu diziyi sevgili ROZA gibi bende, hem bir Kıvanç hayranı olduğum için hemde tarihi dizileri çok sevdiğim için heyecanla bekliyordum. Bu arada ROZA’ya bende sevgili SEZZY gibi karakter tanıtım yazısı için teşekkür ederim, bölümü seyrederken karakterleri kolayca tanımama yardımcı oldu. Bende sevgili SEZZY ve BERRAN gibi kendimi Tolstoy veya başka bir Rus klasiğini seyreder gibi hissettim (Bende Rus edebiyatı klasiklerini çok severim). Zaten alıntılarda var: mesela çok kullanılmış iki motıf: bir kadını elde etmek konusunda iddiaya girmek ve Petro’nun emre karşı gelip kendi askerlerinden birini vurması ve bu nedenle orduyu terketmek zorunda bırakılması gibi. Keşke bunlar olmasaydı. Ama galiba bu Rusya sahneleri fazla uzun sürmeyecek, hikayenin devamı İstanbul’da geçecek. Benim asıl merak ettiğim İstanbul’daki sahneler. Bende sevgili MSFİGO gibi mekanlar, müzik ve kostümler mükemmeldi diyor ve onun gibi sevgili Vusale’yi Türklerin temiz kanı Rusların pis kanı konusundaki görüşü yüzünden kınıyorum. Ben Seyit’in babasının Seyit’e söylediklerini hiç beğenmedim. Oğlunun bir Türk kızıyla evlenmesini istemesini hoş görsem bile; onun, başka kadınlarla gezip tozup, onları gönlünü eğlendirmek için kullanabilirsin manasındaki sözlerini anlamam ve hoşgörmem asla mümkün değil. Sevgili MELİS’ın dediği gibi görüntüler ve dans sahneleri çok güzeldi ve hiç olmazsa onlar ve Kıvanç için bu diziyi seyretmeye değer. Ben ilk bölümü seyrederken sıkılmadım ama ROZA’nın hikayenin ilk bölümde etkileyici ve sürükleyici bir şekilde anlatılmadığı konusundaki düşüncesine katılıyor, bunun dizinin reytingini etkileyebilir endişesini de anlıyorum. Ben Kıvanç’ı asker olarak başarılı buldum ama Şura’yı görür görmez çarpılan bir erkek duygusunu bana veremedi. Zaten Kıvanç’ın konuşma sesi de bu role gitmemiş ve romantik şeyler söylerken bile insanı etkilemiyor. Hareketleri de tekdüzeydi ve duygusallıktan yoksunda. Bu arada Petro rolünü oynayan oyuncuyu çok başarılı buldum. Hem çok yakışıklıydı hemde hareket ve mimikleriyle her türlü duygusunu gösterebildi. Kıvanç hayranı olmama rağmen ilk bölümde Pedro rolündeki oyuncunu beni daha çok etkilediğini söylemek zorundayım. Bence sarışınlık Farah’a yakışmış ama ona hani o batının klişe sarışın ruhani melek tiplemelerindeki kızlara benzetmek için çok pastel bir makyaj yapılması onu silik bir tip haline getirmiş. Hatta bazı sahnelerde hastalıklı gibi duruyor. Kıyafetlerinin de pastel renklerde olması bu etkiyi arttımış. Ayrıca gögüsleri zaten küçük olan birine gögüslerini daha da küçük gösterecek kıyafetler giydirilmesi ve doğru dürüst bir sütyen takılmaması vucüdunun çirkin görünmesine sebep olmuş. Daha başarılı bir makyajla ve kıyafet seçimiyle çok daha güzel görüneceğinden eminim. Farah ilk bölümde: Seyit’e hemen çarpılan, masum, tecrübesiz, duygusal, ürkek, sevgi dolu ve bir yandan çekingen ama yeri geldiğinde çoşkulu bir genç kız rolünü güzel oynamış. Diğer oyuncular konusunda bir şey söylemek için daha erken ama ben seçimi başarılı buldum, bilhassa barones rolündeki oyuncu seçimi çok başarılı. İnşallah reyting kurbanı olmaz. Herkese sevgiler...
06.03.2014 - 07:44
naz demiş ki; Dizi izler gibi değil film izler gibi izledim 1.blmü çok güzeldi yaa :)
06.03.2014 - 05:05
Berran demiş ki; Oooo.. bizim takim burdaymis...Herkese merhabalar:))) Evet Sezzycim. Bende aynen öyle hissettim.Kah Tolstoy..kah Boris Pasternak veya SIYAH GÖZLER de gibi.Ben uaten Carlik Rusyasinin film ve romanlara konu olan kültürüne bayilirim:)) Herikiside cok güzeldi!!! Evet Faraha sarisnlik pek gitmemis am cok degismis.-Kivancida begendim:))) Zevkle izledim.Yollari acik seyircileri bol olsun..Sevgiler:))
06.03.2014 - 01:26
sssss demiş ki; Artisler iyi ama hic bir anlami yok bu dizi cok gitmez faydasiz !!!
06.03.2014 - 00:01
JEN demiş ki; Sura rolunudeki kiz cok cirkin _ hic yakistiramadim Kivanc'a. Ayrica,uzgunum ama diziyi begenmedim - sikici buldum. Kivanc'in fan'i olarak boyle bir sey soyleyecegimi hic dusunemezdim.
05.03.2014 - 23:06
MSFIGO demiş ki; Farah Zeynep Aylin rolünde daha güzeldi. Bu sac rengiyle kiz biraz renksiz kalmis. Yoksa ürkek, masum halleri cok güzel olmus. Kivancta burdada biraz Kuzeylik gördüm ama daha kibar. Farah sanki yaninda cok genc kalmis gibi, halbuki Aylin rolüyle Sonere cok yakismisti, her ne kadar Soner ondan büyükte olsa. Barones burdada cok sevimsiz ve daha yasli duruyor. Tabii savci Turgutdan onun icin kurtuldu. Sirf Kivancla beraber olmak icin ;) Sanki Suranin ablasi rolündeki kiz biraz dahami Seyite yakisirdi bilemiyorum. Birkan Sokulluyu ne hale sokmuslar? Kücük kadinlardaki güzel adam nereye gitmis ;) Mekan, kostümler, müsik, hersey mükembel. @vusale, yazdiklarini begenmedim. ne demek, ruslarin pis alkollü kanini karistirmayin diye? Icki icen Türk yokmus gibi. Bunun adi ask. Nereye, kime koyacagi belli olmaz
05.03.2014 - 18:01
Roza demiş ki; SEZZY ben biraz agirmi elestirdim ne?:)). Evet benide seyrederken Anna-Karenina,savas ve baris a götürdü. Ama kücük aga gibi bence dandik bir diziyi birincilige götüren izliyeci kitlesine hitap eder mi? Sorun burda. Reytingler yeni baslamis bir dizi icin iyi. Demek sen Farah in sac rengini begendin. Gercekten zevkler,renkler tartisilmaz:)
05.03.2014 - 17:03
melis demiş ki; görüntüler muhtesem,danslar muhtesem izlenirse görüntüler icin izlenir birde kivanc icin.konusu belli oluyor zaten ehhh simdilik idare eder bakalim SIKMazsa
05.03.2014 - 15:02
vusale demiş ki; guzel personajlar. Beyendim. Dizi haqqinda henuz bir shey soylemem, zaman gosterir. Seyitin babasinin ogluna sozunu chok beyendim "evlenecek kiz - turk kizi olacaq. Vasiyeti olsun sana". Bunu hich bir zaman unutmayin. Temiz kaniniza ruslarin chirkin alkoqollu kanini katmayin.
05.03.2014 - 14:38
sezzy demiş ki; Diziyi izlerken Tolstoy'un romanlarindan sahneler gozumde canlandi.Butun dekorlar ve calismalar harika. Buyuk bir emek verildigi belli. OBGZ.in Aylin.i Farah zayiflamis ve rengi acilmis saclariyla harika olmus. Kurt Seyitle konusurken o titrek, urkek, heyecanli halleri ile masum, tertemiz bir genc kizi cok guzel canlandirmis. Kivanc ise Kurt Seyit roluyle yine harikalar yaratiyor. Fatmaguldeki milletvekilinin kizi da Sura.nin ablasi rolunde. Onu da begeniyorum. Ama Karadayi.daki Katil Turgut.un sevimsiz karisini burda yine kotu rolde gormek sinir bozucu. Serdar Gokhan.a ise hayranim:))) Kurt Seyit.in babasi rolune cok yakismis. Dizi reyting rekorlari kiracak saniyorum. Ben ilk bolumu cok begendim. Sevgili Roza, karakter tanitimlarin icin tesekkurler. Bu bilgilerle
05.03.2014 - 14:05
Roza demiş ki; Olmamis bir seyler vardi dizide. Reytingde isi zor. Kostümler,mekan iyiydi. Ama hikaye alip seni götürmüyor. Sanki öylece izledim . Halbu ki bir dizi izlerken etkilenmen gerekir. Dizinin kendini bulmasi oturmasi bir kac bölümü bulabilir. Fakat izliyeci bunu beklemek zorunda degil. Bu yüzden daha ilk bölümde izliyeciye " bu diziyi takip" etmelisin dedirtecek seyler sunabilmeliler. Farah hos olmus. Güzel bakiyor. Ama sari saclar gitmemis. Diziin rengi soguk,kiyafetleri hep sari tonunda oldugu icin sac rengi kizi iyice görünmez yapmis. Seyit/Shura sanlerinde bir sorun var,bir yapaylik. Kadin izliyecileri ekrana kilitleyelim diye erkek oyunculari soyup hamama soktular. Ehh biraz gözümüz gönlümüz acildi:)). Seyit karekterinde hafif bir Kuzeylik vardi. Ama asker rolü bayagi yakismisti. Birkan Sokullu tarziyla ,konusmasiyla,bakislariyla tam bir Petro olmus. Barones karekteri feciiii. Yan karekterlerde sanki rast gele secilmis,cogunlukta oyunculuk yoktu. Kivancin ve Farahin ardindan bana yavan geldi. Sesli cekim yapmalari gerekiyor. Bir tane müzik yapmislar,her sahnede ayni müzik,jenerikte ayni müzik. Ayyy Roza sevgili Kivancin dizisini elestirdigin günleride mi görecektik:))) Ben St. Petersburg görüntülerin, balo sahnesini begendim. Ama bunlar bizim insanimiza cok uzaklar. Kendinden bir seyler bulmadigi yapimlara pek sans tainimaz bizim izliyeciler. Yinede yolu acik olsun. Bol reytingi olsun:)
05.03.2014 - 09:00
Mira demiş ki; Buuu diziyeeeeeee bayildiiiiiiiiiiim |:)))))))))) harikaaaaaaaaaaaaaaaa
05.03.2014 - 08:15
Muhammed demiş ki; Ya basrol olan kiz hic yakismamis Kivanca.. bula bula bunu mu bulmuslar
05.03.2014 - 04:09
melis demiş ki; offf cok SIKILDIM oldukca agirdi .kivanc her zaman oldugu gibi basarili ve dahada olgun bu dizide daha öncekilerden farkli ama konu cok agrdi.ehh iste shostakovicin bazi eserleriyle valslar muhtesesemdi. hepside basariliyilar valsta belli iyi egitimliler...
04.03.2014 - 23:53
hasan demiş ki; bu filmede kiza rus kizlari yuz basar bu kiz cok cirkin
04.03.2014 - 22:17
hasan yilmaz demiş ki; bu dizi tutmaz kucuk aga varken nal toplar
04.03.2014 - 21:57
berna yilmaz demiş ki; aman cok bayik bir diziymis...icim daraldi...
04.03.2014 - 21:39
Aylasun demiş ki; bu dizi cok guzel olacam ama kizi hic beyenmedim
04.03.2014 - 20:14
Roza demiş ki; Heyecanla bekliyorum. Karekter tanitimi ALINTI Petro / Birkan Sokullu: Petro, küçük yaşlarda girdiği askeri okulda Seyit'le tanışmış, çocukluk yıllarından itibaren onunla gizli bir rekabet içinde olmuştur. Petro'nun savaş alanında yaptığı bir hata, Seyit ve Petro arasındaki rekabeti Petro açısından gizli bir düşmanlığa dönüştürür. Seyit'in Şura'ya olan aşkı, bu düşmanlığı daha da büyütecektir. Celil / Ushan Çakır : Kırım Türk asıllı bir ailenin çocuğu olan Celil, Kurt Seyit'in hem çocukluktan beri en yakın dostu hem de orduda omuz omuza savaştığı silah arkadaşıdır. Bolşoy başbalerini Tatya'ya deli gibi aşıktır. Celil'in Rusya'dan İstanbul'a uzanan hüzünlü hikayesinde, yanında hep Kurt Seyit ve Şura olacaktır. Valentina / Seda Güven: Şura'nın ablası Valentina, ailenin ortanca kızıdır. Kontrolü ve ağırbaşlı genç bir hanım olan Tina için ailesi ve toplumdaki saygınlığı herşeyden önce gelir. Şura'nın Seyit'le yaşadığı aşk onun da hayatındaki dengeleri değiştirecektir. Tatya/Eva Dedova: Sanatçı bir aileden gelen Tatya Rusya'nın en ünlü balerinidir. Moskova'da bir gösteri sonrasında Celil'le tanışır. İlk andan itibaren birbirlerine delicesine aşık olurlar. Seyit'in ve daha sonra da Şura'nın en yakın dostu olan Tatya, onların bir araya gelmesinde kritik bir rol oynar.. Kendi aşkı için de her türlü zorluğu göze alır ve Celil'le birlikte tehlikeli bir maceraya doğru yola çıkar... Osman/ Barış Alpaykut : Kurt Seyit'in 6 yaş küçük erkek kardeşi Osman, hayatı boyunca kahramanlık hikayelerini dinlediği ağabeyi Kurt Seyit'i gözünde ilahlaştırmış, onun gibi olmak için her şeyi yapabilecek bir gençtir. Mahmut / Oral Özer: Eminof ailesinin ortanca oğlu Mahmut, Kurt Seyit'in iki yaş küçük kardeşidir. Kurt Seyit'in aksine Mahmut hep çiftlikte yaşamış ve babasıyla çiftliğin yönetimine ortak olmuştur. Nina / Tuğçe Karabacak: Şura'nın ablası, ailenin en büyük kızı Nina, bebekliğinde geçirdiği bir hastalık sonucu zihinsel gelişim olarak kardeşlerinden geri kalmıştır. Annesine çok bağımlı olan Nina, kardeşleri arasında da en çok Şura'ya düşkündür. Masumiyeti ve saflığı ile Şura'nın hayatta atacağı en önemli adımlara vesile olacaktır. Güzide / Elçin Sangu: Eminofların Kırım'daki komşu çiftliğinde ablasının yanında kalan Güzide'nin hayatı, olaylı bir günde Celil'le karşılaşmasıyla değişir. Celil'den çok etkilenen Güzide, iki kelime konuştuğu Celil'i, günler haftalar aylar içinde kendi kafasında büyütür ve o resme aşık olur. Güzide ile Celil'in yolları zaman zaman kesişir, zaman zaman tamamen ayrılır ama İstanbul'da çok hüzünlü bir aşk hikayesi onları beklemektedir. Barones / Aslı Orcan: Seyit'in eski sevgilisi dul Barones Lola, eski eşinden miras kalan unvanı sayesinde toplumda tanınır bir isimdir. Güçlü kişiliği, uluorta konuşulmayan ama herkes tarafından bilinen çapkınlığı ona karşı mesafe koyulmasına sebep olsa da, her türlü davetin aranan ismi olmaya devam etmektedir. Seyit'in Şura'ya olan aşkını gören Barones Lola, ilk kez huzursuz olur.
04.03.2014 - 11:03
Yorum Yap


Çizgi Filmler